11 Ocak 2011

theMagger

Gönderen belle zaman: 21:46 0 yorum
Çok yeni bir dergi.

Kendisi online bir dergi, çünkü artık koskaca dergileri taşımak yerine herşeyi dijital olarak yanımızda taşımıyor muyuz? Ayrıca Iphone, Ipad ile sorunsuz açılabilen, keyfimize keyif katan bir dergi.
İnteraktif bir dergi olmasıyla da yepyeni bir sayfa açıyor. Bu ne demek okuyucunun dilerse katılımcı olabilmesi demek. Bu bir çok kişinin hakim olduğu konuları, gördüğü ve deneyimlediği olayları paylaşabilmesi demek.
Yazı mı yazıyorsunuz? Fotoğraf mı çekiyorsunuz? Gezi tutkunu musunuz
O zaman sizde bir gün Magger olabilirsiniz.




Ocak sayısını büyük bir zevkle okudum!
Şubat sayısını merakla bekliyorum:)


8 Aralık 2010

2010 giderken..

Gönderen belle zaman: 14:31 0 yorum
Yeni yıl yaklaşırken, geride bırakılan yıla bir göz atılır hep..
inişleriyle çıkışlarıyla oldukça yoğun bir seneydi benim için, yazın Amerikaya gidip fotoğrafçılık üzerine eğitim almaya karar verdiğimde ve hatta o uçağa bindiğim anda, hayatımla ilgili bazı şeylerin değiştiği hissediliyordu
Sanki kıtaların okyanusların üzerinden geçmek insana yeni kapılar açmak için cesaret veriyor..
Bazen kilometlerce yol alarak sıkıntılarından, kalp kırıklıklarından kaçmak istiyorsun ama kaçamıyorsun, sadece o resmin içinden çıkmak iyi geliyor insana... Bir yabancı gibi bakmak ve olayları bir de dışardan düşünmek kendini toparlamanı sağlıyor.
Sonra bir de şu iş meselesi.. Çevreme bakıyorum da ne iş sahibi çalıştırdığı insana fırsat veriyor
Ne de çalışanlar işini seviyor, bir fark yaratmak istiyor. Evet bu kadar okudum dil öğrendim ama bunun için olmamalı bu emekler
Biraz kafama eseni yapmak istedim. Benim gönlümden geçenler bana bir şekilde yeni kapılar açar dedim, aldım biletimi gittim.
Sınıfa girdim üzerimdeki çekingenliği atmak için kendime 10 dakika verdim.. Masanın çevresinde yaşları 30lardan başlayıp 45lere kadar uzanan yeni sınıf arkadaşlarım.. Biri Lübnanlı, biri Brooklyn'den, biri evli, biri evliliğe karşı. Biri mimar, biri yazı yazıyor, ben reklam okuyorum, biri bankacı. Ama hepimizin o ilk 10 dakikada konuşacak tek şeyi var, Fotoğraflar.
Herkes kendi portfolyosunu çıkarıyor ve bu kadar farklı kültürden bu kadar farklı sorunları ve yaşamları olan ve hiçbiri daha önce tanışmamış olan insanlar sanki o anı yaşamış gibi fotoğrafları inceliyor.
Dans eden bir kadın
Kızına el sallayan bir baba dünyanın her yerinde aynı şeyleri hissettiriyormuş. Fotoğrafın evrensel diliyle hepimizi aynı masa etrafında buluşturdu ve belki de bu değişiklik benim hayatımda yeni değişikliklere kapı açtı.
Artık hayatımın bir parçası olarak gördüğüm hikaye fotoğrafçılığı sayesinde, bir sürü farklı aile, farklı karakterler ve farklı kültürler tanıyorum
Anı donduruyorum ve ne mutlu bana ki sadece mutlu günler, doğan bebekler, gülen mutlu insanları sığdırıyorum..

2010un iş dışındaki diğer bir kısmı açık arayla evlilik..
Daha dün gibi liseden mezun olurken, daha sanki geçenlerde ideal erkek muhabbeti yapılırken
bu sene yakın kız arkadaşlarım ve benim için evlilik kararı alma donemi oldu. Bazen ne zaman bu kadar büyüdük ki ve bu sorumlulukları sırtımıza aldık diye hüzünlendik, bazen yorulduk ve belki de umutsuzluğa kapıldık. Ama aslında şimdi bakınca o lisedeki küçük kızların bir aile kurmaya değecek insanları bulmak ve mutlu olmak en önemlisi.
Yorgunluklar geçicek geriye sadece sağlıklı ve mutlu bir insan olarak yaşamak kalacak..

- 2011 herkese iyi açıdan farklılıklar, zorlukların altından kalacak sabır ve kendinden farklı kişilerle yaşamak ve bundan zevk almayı, orta yolu bulmayı beraberinde getirsin
Ve tüm hastalıkları ve parasal sıkıntıları da alıp bir daha getirmemek üzere götürsün.

6 Haziran 2010

Gönderen belle zaman: 17:21 0 yorum
To live is the rarest thing in the world. Most people exist, that’s all.

27 Mayıs 2010

MiElegancia şapkaları :)

Gönderen belle zaman: 12:55 3 yorum
Bir önceki yazımda bahsettiğim markayı şimdi paylaşma zamanı geldi. Yaptığım logo çalışmasını ve fotoğraf çekimlerini umarım beğenirsiniz
Image and video hosting by TinyPic

MiElegancia markasının kurucusu İspanya'da doğmuş, dolayısıyla İspanyol kültürüne çok yakın biri. Özellikle moda alanında bu kültürün etkilerini yaşadığı yere, İstanbul'a taşımayı hedeflemiş.
Burada kilise ve sinagog düğünlerinden aşina olduğumuz şapkalar, İspanya'da bir çok özel gün için kullanılıyor. Aslında İstanbul da bu kültüre çok yabancı değil, 1925'te yapılan Şapka Devrimi'yle Beyoğlu, özellikle de Pera şapka takan insanlarla doluydu. MiElegancia markası, şapka klasiğini, bugunlere adapte ederek, sıkıcı renk ve formlarından kurtararak, çok modern bir koleksiyonla Avrupa'dan buraya getiriyor.

İşte bu da beraber gerçekleştirdiğimiz birbirinden güzel şapkalarla dolu moda çekimimiz. Devamı www.mielegancia.com ' da
Çekimde emeği geçen herkese teşekkür ederim :)

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

21 Mayıs 2010

Mydressy Photoshoot

Gönderen belle zaman: 13:48 0 yorum
10 gün önce yeni bir moda adresi katıldı aramıza, my dressy.
İki arkadaş modanın başkenti Paris'ten modayı bir tık ötenize getiriyor:) Ürünlerin fotoğraf çekimlerini birlikte gerçekleştirdik, o gün getirilen kıyafetleri herkesten önce görme şansına sahip oldum:) şimdi de sizlerle paylaşıyorum!!
Image and video hosting by TinyPic
Image and video hosting by TinyPic
Image and video hosting by TinyPic
Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic

Bu arada bu benim 2.logo denemem ve1.si ise şimdilik süpriz :) ama ikisi de moda alanında, umarım başarılı bulmuşsunuzdur:)
Image and video hosting by TinyPic
 

InspirationFactory by Belle! Copyright © 2009 Paper Girl is Designed by Ipietoon Sponsored by Online Business Journal