6 Aralık 2009

Barcelona & Alışveriş

Gönderen belle zaman: 19:25 0 yorum
hola barcelona

dali


guell mosaic

Alışveriş için tutkunları için bazı adresler:
Portal d´Angel : Bershka, H&M, Stradivarius, Pull&Bear, Massimo Dutti ve Pimpkie, aksesuar için artik burda da bir şubesi olan Six mağazaları
Passeig de Gracia : Mango, Zara dışında favorim Blanco ve Friday's Project
Placa de la Universitat : Lefties (bu mağaza sahildeki Maremagnum adlı alışveriş merkezinin içinde de var, ben oradakini de tavsiye ederim, daha geniş ve daha çok seçenek var) Zara, Bershka gibi markaların ürünlerini çok ucuz fiyatlara bulabiliyorsunuz.
ve İspanya'nın en ünlü departmant store olarak bilinen El Corte Ingles.

Barselona'da hayat!

Gönderen belle zaman: 18:32 0 yorum
Yaşamak için mi yemek yiyenlerdensiniz? Yoksa yemek yemek için yaşayanlardan mı? :)
Barcelona tam bir yemek şehri. Sürekli yemek saatinin gelmesini istiyorsunuz çünkü herşey çok lezzetli!

Tapas, kesinlikle tadılması gereken bir yemek, binlerce çeşidi var, binlerce yer var. Ama tavsiye edebileceğim yerler. Maremagnum'daki Tapa Tapa, Rambla de Catalunya No:18'de Ciudad Condal ve bizim sürekli gittiğimiz Passeig de Gracia No:10'daki Txapela, benim favorim ordaki menüde 12 numara... Mutlaka tadılmalı :)
tapas Pictures, Images and Photos

Ve tabiki Paella:) deniz mahsülleri ile.

İçecek olarak Sangria, kırmızı şarap, meyve parçaları, şeker ve vodka'nın birleşiminden oluşuyor..

Sangria Pictures, Images and Photos

Yedik içtik, eve dönelim diyorsanız, Barcelona bunun için kesinlikle yanlış şehir. Orda akşam yemek 10 gibi yeniyor. Gece 1 gibi içkiler alınıyor, ve sabah 7'ye kadar gece devam ediyor.
Kaliteli, şık ama kasıntı olmayan, herkesin deli gibi dansettiği bir yer hayal ediyorsanız, SUTTON Club tam bu tarif ettiğim gibi.
Spor ayakkabı, şort, converse, t-shirt ile giremeyeceğiniz bir mekan.
Diagonal caddesinin hemen üstünden, Carrer de Tusset 13' de :)

4 Aralık 2009

Barcelona & Gaudi

Gönderen belle zaman: 21:59 0 yorum

Barcelona tatilim : 4 kız , bol alışveriş, yemek, içmek, en güzel yerleri görmek, biraz sanat, biraz dans, biraz içki ve çok çok yorulmak demekti benim için.

İlk günkü programımız Passeig de Gracia ve Gaudi'nin evleri : Casa Batllo ve Casa Mila. Muhteşem bir mimari ve değişik bir bakış açısı. Tarzı bana çok eğlenceli ve çocuksu geldi, sanki pasta ve şekerden yapılmış evlere benziyorlardı. Barcelona belki de bu yüzden masal gibi bir yer.

Gaudi, Barcelona'ya sanatsal açıdan çok anlam katmış. Herşeyden önce bir binanın nasıl olması gerektiğine dair bütün kuralları yıkmış. Düz bir duvarı yok, mobilyaların formları garip, balkonları kuş yuvası şeklinde. Modernizm'in öncülerinden olan bu deli mimarı çok sevdim, asiliğinden, kural tanımazlığından dolayı da çok takdir ettim :)

Antoni Gaudi için söylenmiş en güzel söz :)
"Bu diplomayı bir dahiye ya da bir deliye verdiğimizi zaman gösterecektir"
La Sagrada Familia Barcelona Pictures, Images and Photos
La Sagrada Familia
1827'de yapımına başlanmış ama halen inaatı bitmeyen muhteşem bir bazilika. Çok etkileyiciydi ama insaat görüntüsü bütün estetik görüntüyü mahvediyordu bence.

ve son olarak Park Güell
tek kelimeleyle muhteşem bir sanat eseriydi, park diyerek tanımlayamam, harikalar diyarı.
Image and video hosting by TinyPic

13 Kasım 2009

Moda alarmı : Yüksek belli etekler

Gönderen belle zaman: 18:39 0 yorum
Image and video hosting by TinyPic

Vivet Yeruşalmi tasarımı etek
ve bu tarzda giyinmeyi sevenler için beğendiğim diğer seçenekler:

halloween black
Topshop etek

softly pink
Topshop etek

rainbow skirt and black
Emanuel Ungaro drape etek


without you

30 Ekim 2009

Brogue ayakkabılar

Gönderen belle zaman: 19:51 0 yorum
Rahat ve maskülen ama bir o kadar da tatlı :)
Brogue shoes



27 Ağustos 2009

Moda alarmı : Erkek arkadaşınızın dolabı:)

Gönderen belle zaman: 00:59 0 yorum



21 Ağustos 2009

Kendin Yap : Başucu lambası

Gönderen belle zaman: 18:16 0 yorum


İhtiyacın olanlar:
Artık sıkıldığın eski bir başucu lambası ve rengarenk düğmeler, kuvvetli bir yapıştırıcı..


13 Temmuz 2009

Mutluluk saçan bir moda çekimi

Gönderen belle zaman: 19:07 0 yorum





Venedik rehberi

Gönderen belle zaman: 14:10 0 yorum
Venice. Pictures, Images and Photos
Gondollarla dolu, masal gibi bir kenti nasıl unutabilirsiniz?

Venedik, gerçekten bir insanın hayatında görmesi gereken, sıradan olmayan şehirlerden biri.

San Marco meydanını ve Dükler sarayının ihtişamını, çan kulesini ve ordan aşağıya bakınca her tarafın ne kadar sularla çevrili olduğumuzu gördüğüm anı, gondol gezisini ve suların sesi dışında kocaman bir sessizliği sanki terkedilmiş bir şehri, ghetto'da cuma akşamını, dansları, şehrin arka fonunda çalan şarkıları, San Marco'nun gece ışıl ışıl parlayışını, insanların ne kadar şık olduğunu ve sokakta tango yapmalarını, Rialto köprüsünü..


Venedik'e hakim olan stil, şehirdeki ihtişam ve romantizmden ilham almış gibi..


Venedik'te kaç gün kalmalı? Neler yapmalı?

2 gün Venedik için rahat rahat gezilip görülmeye yeterlidir.
Ulaşımı şehir içinde genel olarak vaporetto denilen teknelerle ve bol bol yürüyerek sağlayabilirsiniz.
San Marco meydanı, güvercinler ile dolu kocaman bir meydan. Bir yanınızda San Marco bazilikası bulunmakta, gerçekten çok etkileyici bir yapı
Kulesinden şehri kuşbakışı görme imkanınız var, baktığınız anda etrafınızın sokak gibi irili ufaklı bir çok kanal ile çevrili olduğunu anlıyorsunuz.
Diğer yanınızda ise Venedik Dükü'nün sarayı bulunmakta.


Ardından Rialto köprüsünde durup muhteşem bir şehir fotoğrafı çekebilirsiniz.
Ben fotoğraf çekerken biraz daha detaylı gezdiğimden Venedik bir tiyatro dekoru gibi gelmişti.
Özellikle gece fotoğrafçılığına ilgi duyanlar, suyun üzerindeki yansımaları gördükçe her köprüde fotoğraf çekerken bulabilirler kendilerini.

Venedik'te maskeler, gondollardan bahsetmişken cam işçiliğine verilen önemi unutmak haksızlık olur.
Bunun merkezi olan Murano & Burano adalarına yarım gün ayırmanız gerekir.

dress like a carnavale

gondola ride

san marco



Fotoğrafları ve fotoğrafçılığı ile Lara Jade

Gönderen belle zaman: 13:44 0 yorum

Lara Jade fotoğrafçılığa ilgi duymaya ilk başladığım zamanlar keşfettim. Moda, portre ve concept fotoğraflarını ilk günkü gibi hayranlıkla izliyorum. Kendisi 16 yaşında fotoğraf çekmeye başlamış, self-portrait'leriyle fark atan biri. Londra bazlı sanatçı, şu aralar üniversitede fotoğraf bölümünde eğitim görüyor. Mezun olunca neler yapacağını tahmin bile edemiyorum.









6 Temmuz 2009

Capri

Gönderen belle zaman: 11:58 0 yorum
Capri bir moda merkezi değil ama kesinlikle bir lüks hayat ve lüks glyimi en çok sokaklarda göreceğiniz yerlerden biri. Sokaklarda insanlar çok şık, denizde bile.. Akşam ise ağır kıyafetlerle çok sık karşılaştım. İnsanlar bir yemeğe gidiyor gibi değil de, daha çok bir geceye katılıyor gibiydi.
Bence seyahate çıkmadan işin keyifli ama zor kısımlarından biri, valiz yapmak.. Bütün dolabı almak mümkün olmadığına göre gittiğiniz yerlere, o şehirde yapılacaklara uyabilecek en uygun kıyafetleri yanınıza almalısınız, bir de bir ülkeyi kuzeyinden güneyine dolaşacaksanız ve uzun süreli bir tatil olacaksa, bavulunuza aldığınız yüklerden pişman olmamak da ayrı bir mevzu.

Gündüz

Marina Piccolo'da Torre saracena diye bir plajdan denize girdik ilk gün, denizin rengi çok güzel bir turkuaz, ancak sıcaklığı ve temizliği üzerine ben oyumu kendi ülkemizin Ege sahillerinden yana kullabilirim. Sahilleri çok taşlık ve suyu pek soğuk sayılmaz. 
Tekne turuna çıkarsanız çok güzel koylardan denize girme şansına sahip olursunuz.
yatch
Gece için en canlı yer La Piazetta, yani minik meydan ve saat kulesi.. Tods mağazasının karşısına sıralanmış bir sürü cafeler var, hepsi çok keyifli mekanlar. Capri'de erkekler tarafından nerdeyse bir üniforma gibi Tods ayakkabılar giyiliyor. Genelinde beyaz-bej pantalonlar ve marin renklerde gömlekleri bol bol görüyorsunuz. Meydandaki cafelere şık gitmeniz de yarar var çünkü Capri geceleri, adeta bir şıklık yarışına giriyor.
Gece elbiseleri giyen kişiler sokaklarda gayet normal bir durumdu ve ortalamanın üstünde bir oran bir davetten çıkmış gibiydi.
bynight

Capri seyahatimden, hayatım boyunca unutmayacağım en güzel 10 dakika.
Capride mutlaka yapılması gereken büyülü bir gezi : Grotta Azzurra
The Blue Grotto, yani mavi mağara anlamına gelen bu yer küçücük bir delikten sandallarla girebildiğiniz muhteşem bir mağara... Turkuaz denizin ışık oyunlarıyla daha da muhteşem bir görüntü oluşuyor.
The Blue Grotto Pictures, Images and Photos
blue grotto Pictures, Images and Photos

Capri, balayı için tercih edilebilecek bir yer tabi kalmak için ve yemek yemek için en iyi seçimleri yaparsanız.... Mesela:

Grand Hotel Quasisana

Capri Palace Hotel

Ceaser Augustus

Capriye ulaşım için biz Napoli'ye geldik ve ordan Sorrento, Capri gibi adalara kalkan feribotlarla 50dk'da adaya ulaştık. Zamanınız varsa Napoli'yi gezebilirsiniz ama hırsızlıklar konusunda ününü duymuşsunuzdur.
Biz limana giderken çok dikkatli olduğumuzu ve alışık olduğumuzu sanırken, küçük bir hırsızlık tehlikesi atlattık ve ruhumuz duymadı, kaos ortamında ekstra bir dikkat gerektirdiğini söyleyebilirim.
Şehrin tarzı biraz İstanbul Balat, Galata, Şişhane bölgesini andırıyor. Kültürlerin ne kadar benzediğini farkedebilirsiniz. Balkonlara asılmış çamaşırlar, camlardan bağrışanlar, kapkaçcılar, eski arabalar.. Ayrı bir zaman ayırıp gezilmesi gereken ve mutlaka pizza yenmesi gereken bir şehir.

2 Temmuz 2009

Medici ailesine konuk olmaya, Firenze'ye gidiyoruz

Gönderen belle zaman: 12:43 0 yorum
Floransa
Roma tarihiyle öne çıkarken, Floransa kesinlikle SANAT ile bütünleşiyor. Sokaklar sanatçı kaynıyor, yerlere ünlü sanat eserlerini birebir çizenler, portre ressamları, sokak çalgıları. Roma'nın kalabalıklığı ve her çeşit insanı barındırmasıyla bir metropol olmasına karşın, ben Floransa'nın küçük, az ve öz ama çok asil bir ruha sahip olmasını sevdim..

Floransa'ya gidince, dar sokakları, yine ve yeniden Duomo'su, faytonları, heykellerle dolu açık hava müzesi Piazza de Signora ve Ponte Vecchio, Uffizi Sanat galerisi sizi kendine çeker.
Milano'dan nasıl moda devleri çıktıysa, bu şehirden çıkanlar tabiki sanat dehaları, mesela Da vinci ve Michelangelo ( hatta onun adını alan ve Floransayı tepeden görebileceğiniz bir tepe var)
David'in heykeli'ni, Botticelli'nin Venüsün doğuşu tablosunu görünce sanat tarihi için ne kadar önemli bir merkezde olduğunuzu hissedeceksiniz.

Florence Pictures, Images and Photos

Ponte Vecchio Pictures, Images and Photos
florence

Gladyatörlerin şehri : Roma

Gönderen belle zaman: 02:09 0 yorum
Roma

Roma'da şehre hakim olan tek şey: TARİH.
Ben tarihi olan herşeye bayılan biri olarak, böyle bir şehrin varlığına inanamadım. Bazen yürürken hangi yüzyılda olduğunuzu unutabilirsin veya bastığın yerlerin bir film seti olduğunu, Gladiator film ekibi için kurulan dekorun önünde olduğunu düşünebilirsin. Herşey çok çok eskilerden kalma, her dokunduğun yer bir tarihi eser. Gerçekten eşi benzeri görülmemiş bir şehir.
Görülmesi gerekenler (ne kadar ilgisiz olsanız bile) Colosseum, Trevi Fountain yani aşk çeşmesi, Spanish Steps yani ispanyol merdivenleri ve tabiki Vatican müzesi ve hemen yanındaki St.Peter Katedrali.
Her türlü meydan, büyük caddeler, köprüleri, Tiber nehri ve yanında kurulan pazar yerleri..

Roma
Collesseum'a giderken

Holiday in Rome
Ara sokakları keşfederken, karşına çıkan kiliselere gir..


roma


Piazza Navona'da akşam yemeği için,

piazza navona

İspanyol merdivenlerinde

spanish steps

Eğer sizin de planlarınızda İtalya varsa, sanatıyla modasıyla, mimarisiyle o ülkeden ilham aldıklarımla yetinmeyin, nerede kalmalı, ne yemeli, nasıl ulaşım sağlamalı ve almanız gereken önlemleri, gittiği seyehatlerdeki tüm detayları gitmeden bir gidenden daha dinleyin...



 

InspirationFactory by Belle! Copyright © 2009 Paper Girl is Designed by Ipietoon Sponsored by Online Business Journal